MAİL LİSTESİ
Mail listemize üye olarak sitemizdeki yeniliklerden haberdar olabilirsiniz. |
|
 |
| SAĞLIK > DALIŞ KAZALARI VE HASTALIKLARI |
Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Avrupa Acil Tıp Birliği – EuSEM II. Başkanı
Giriş
Cousteau ve Gagnon tarafından ilk kez 1943 yılında geliştirilen regülatör ve portable hava tüpü sayesinde skuba dalışına ilgi artmıştır. Scuba (Self-contained underwater breathing apparatus ) dalışı özellikle 1970 yılından sonra giderek yayılmıştır. Sualtı sporuyla ilgilenen kişiler için dalış teknikleri eğitimi konusunda Professional Association of Diving Instructors (PADI), sertifikalı eğitim programı düzenlemektedir. Tüm dünya üzerinde bu eğitimlere katılmış olan 5 milyon civarında dalgıç vardır. Türkiye'de dalış eğitimleri ağırlıklı olarak CMAS (Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu) disiplininde verilmektedir. Gelirleri UNESCO ve Dünya Olimpiyat Komitesine aktarılan CMAS'ın Türkiye'deki temsilcisi ise SCSPF (Sualtısporları Cankurtarma Sukayağı ve Paletli Yüzme Federasyonu)'dur. Yasalarımıza göre de dalış sporuna başlayacak kişilerin mutlaka CMAS-SCSPF brövesi alma zorunluluğu vardır. Bu bröveden sonra isteyen dalgıçlar diğer ticari disiplinlere ait (BSAC, PADI, NAIU, IDEA, vs.) dalış brövelerine sahip olabilirler.
İlkyardım
» Barotravma şüphesinde Kulak Burun Boğaz uzmanı değerlendirmesi şarttır.
» Kulak zarı yırtılmasının kendiliğinden iyileşen bir tablo olduğunu bilmeliyiz. Kulak zarı iyileşene kadar kişinin dalmasına izin verilmemelidir. Aksi takdirde vertigo atakları olabilir.
» Orta kulakta barotravma sıklığı ve şiddetini azaltmak amacıyla koruyucu olarak dalıştan 30 dakika önce 60 mg pseudoefedrin verilebilir.
» Dalıştan önce antihistaminik ilaç alımı engellenmelidir.
» Sinusit ve üst solunum yolu enfeksiyonu halinde ödem ve östaki borusunda tıkanma olacağından barotravma olasılığı yüksektir. Bu nedenle bu durumda 2 hafta süreyle dalış yapılmamalıdır.
DEKOMPRESYON HASTALIĞI
Fizyoloji
Dekompresyon hastalığı (DKH), kan ve dokularda küçük nitrojen kabarcıklarının oluşturduğu klinik tablodur.
Henry yasasına göre belli bir ısıda sıvı içinde eriyen gaz miktarı o gazın basıncı ile doğru orantılıdır. Nitrojen, dalışın derinliği ve süresine bağlı olarak kanda ve dokularda artar. Dalgıç su yüzeyine çok hızlı çıkarsa nitrojen sıvı içinden çıkarak, dokularda ve kanda gaz kabarcıklarının oluşmasına neden olur. Bunu kolalı bir içeceğin kapağını açtığımızda, sıvı içinden ilk çıkan karbon dioksit kabarcıklarına benzetebiliriz.
DKH’nın kliniği, kan ve dokularda oluşan nitrojen kabarcıklarının derecesine ve yerleşimine bağlıdır. DKH oluşumu için dalış süresinin uzunluğu ve dalış derinliği önemlidir. Ayrıca yorgunluk, ishal veya kusma gibi nedenlere bağlı olarak gelişen sıvı kaybı, ateş, dalıştan sonra uçak yolculuğu gibi faktörler de riski artırır. Şişman kişiler daha fazla risk altındadır. Sigara tüketimi ve alkol da riski artırır.
Dekompresyon, dalgıcın dip zamanını ve dalış derinliğini göz önünde tutarak yüzeye gelirken yapmış olduğu beklemelerdir. Bu bekleme zamanı gelişi güzel kullanılmaz. Hangi derinlikte ve ne kadar bekleme yapılmasını gösteren dekompresyon cetvelleri hazırlanmıştır. Dekompresyona gereksinim duyulmayan sınır, dalgıçın maksimum derinlikte kalıp, beklemeden yüzeye çıkabileceği maksimum zamanı gösterir. Dalgıç yine de çıkış işlemini yavaş ve kontrolü olarak yapmalıdır. Yüzeye çıkıştan sonra nitrojen depolarının deniz seviyesindeki düzeye ulaşması için 12 saat geçmelidir. Bu süreden önce yapılan mükerrer dalışlarda dekompresyon limitleri farklılıklar gösterir.
Tanı
Tip I DKH, kas iskelet sistemini, cilt ve lemfatik damarları etkiler. Tip II DKH ise diğer organ sistemlerini tutar. Tip II DKH daha sık görülür ve daha ciddi tabloya yol açar.
Tip I DKH’nda kol ve bacaklarda ağrı görülür. Bu ağrı çoğunlukla eklem çevrelerindedir, omuz ve dirsekte sıklıkla görülür. Kızarıklık ve lokal hassasiyet sık değildir. Tansiyon aletinin 150-200 mmHg kadar etkilenen eklem üzerinde şişirilmesiyle ağrının gerilemesi oldukca tipiktir. Tip I DKH’da görülen cilt bulguları arasında kaşıntı ve kızarıklık görülebilir. Tip I DKH’da , rekompresyon tedavisi başlanmalıdır ve ilkyardım gönüllüsü daha şiddetli semptomlara karşı dikkatli olmalıdır.
ARTERİAL GAZ EMBOLİSİ (AGE)
Pulmoner barotravmanın en ağır ve en çok korkulan tablosu budur. Spor amaçlı dalan kişiler arasında en fazla 2. ölüm nedeni, AGE’dir. AGE, gaz kabarcıklarının yırtılmış olan pulmoner venlerden sistemik dolaşıma girmesiyle oluşur. Bu olay çoğunlukla alveolar ya da terminal bronşiol seviyesinde oluşur. Kabarcıklar kalbi geçtikten sonra küçük arterlere yerleşir ve distal dolaşımı engeller. Tıkanıklığın lokalizasyonuna bağlı olarak bulgular ortaya çıkar. Hava kabarcıkları en çok koroner ve serebral arterleri tıkar. Koroner arterlerde embolinin oluşması kardiyak iskemi, myokard enfarktüsü, kalp ritm bozukluğu veya kalp durmasına yol açar. Beyin arterlerin emboli ile tıkanmasına bağlı olarakta inme düşündüren bulgular ortaya çıkar.
AGE’nin bulguları ani, dramatik ve çoğunlukla yaşamı tehdit edici karakterdedir. Dalgıç yüzeye çıktığında bilinç kaybı olması öncelikle akla AGE’ni getirmelidir. Olguların %90’ında bulgular ilk 10 dakika içinde ortaya çıkar. İlk bulgu konfüsyon, disorientasyon, baş ağrısı, nöbet geçirme ve görme bozuklukları olabilir. Olguların %25-50 sinde de nefes darlığı, öksürük sonrası kanlı balgam, göğüs ağrısı gibi pulmoner semptomlar görülebilir.
İLKYARDIM VE ACİL TEDAVİ
• DKH ve AGE için tek ve kesin tedavi hiperbarik oksijen ile rekompresyondur.
• İlkyardım ve acil tedavide öncelikle rekompresyona başlayana kadar geçen sürede hastanın ABC’nin desteklenmesidir. Bu noktada hastaya gerektiğinde Temel Yaşam Desteği yapılmalıdır.
• DKH ve AGE’nin bulgularını azaltacak ya da giderecek hiçbir ilaç yoktur. Aspirin, steroid, lidokain gibi ilaçlar tedavide ve yakınmaların azaltılmasında kullanılmıştır. Ancak kesin yanıt alınamamıştır ve koruyucu olarak kullanımları konusunda daha ileri çalışma yapılması gerekmektedir.
• İlkyardımda en önemli aşama tanının zamanında konulması ve rekompresyon yapılacak merkeze transportu ile ilgili çalışmaların hemen başlatılmasıdır.
• Hastaların karadan taşınması daha uygundur. Çünkü havadan ulaşım sırasında, yükseklik artışı nedeniyle basınç düşer ve nitrojen kabarcıkları vücuda daha fazla yayılabilir. Hastaların havadan taşınması gerekirse kabin içi basıncının 1000 ayaktan daha düşük olması gerekir. Hastayı transfer sırasında portable basınç odası kullanılması gerekebilir. Arterial-venöz dolaşımı artırması için AGE olan olguların supin pozisyonda – sırt üstü taşınması uygundur.
• DKH ve AGE için kesin tedavi, rekompresyondur. Acil doktoru kendi çalıştığı hastaneye en yakın ve uygun basınç odasının yerini öğrenmelidir. Semptom ve bulgular ne kadar ağır olursa olsun, tüm hastaların basınç odasına alınması gerekir.
• Rekompresyon tedavisinin amacı, hava kabarcıklarının mekanik olarak obstrüksiyona neden olmasını önlemek, nitrojenin atılmasını sağlamak ve iskemik dokuların oksijenlenmesini sağlamaktır.
• DKH tedavisinde olguların %58-86’sında başarılı sonuçlar alınmıştır. Rekompresyon tedavisine 24 saat sonra başlanan olgularda bile sonuçlar oldukça başarılıdır. Bu hastalarda %53’ünde tam iyileşme sağlanmış, %82’sinde de major bulguları gerilemiştir. Tedavi 10-14 gün gecikme halinde bile başlanabilir ve nörolojik semptomların bu olgularda da gerilediği saptanmıştır.
TÜRKİYE’DE BULUNAN BASINÇ ODALARI (Listenin hazırlanmasında yardımları olan Sayın Soner Abacı’ya teşekkür ederim)
» İstanbul Tıp Fak. Deniz ve Sualtı Hekimliği
ABD............0 212 531 35 44
» GATA Haydarpaşa Askeri Eğitim Hastanesi Deniz ve Sualtı Hekimliği
ABD...0 216 345 02 95, 0 216 346 26 00 /29 71
» Çapa Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği Tel : 0 212 414 22 34
» Haydarpaşa/Kadıköy/İstanbul Dr.Kadir DÜNDAR Gsm : 0 532 354 28 29
» İstanbul Aksaray Vatan Hastanesi, Tel : 0 212 534 86 00
» HBO 2001 Oksijen Terapi Merkezi, Tel : 0 216 428 18
89 - 90
» Derya Polikliniği, Nuhkuyusu cd. No.32 Üsküdar- Bağlarbaşı.
» Deniz ve Sualtı Hastalıkları Uzm. Dr.Şenol YILDIZ Tl : 0 216 310 31 71 - 391 82 31
» Oksimer Oksijen Terapi Merkezi, Haseki Hastanesi Karşısı ,Haseki / İstanbul, Tel : 0 212 632 71 71 - 632 71 51
» Altıntepe Kızılay Dispanseri, Deniz ve Sualtı Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan AY, Tel : 0 216 388 87 34
» Bodrum Devlet Hastanesi Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Tel : 0 252 316 24
91, Selim DİNCEL : 0 532 460 12 69
» Özgür Teknesi Eceabat - Kabatepe – Saroz, Tel : 0 216 330 98 39 Gsm : 0 532 453 89 55 - 0 532 216 78 91
» Çubuklu Sualtı Kurtarma Komutanlığı, Beykoz / İstanbul, Tel : 0 216 331 02 77, 216 3222580
» Fethiye Ölüdeniz Club Likya World
Tel : 0 252 617 02 00 - 617 04 00
» HİPEROX -
Antalya, Tel : 0 242 322 00 99, Fax: 0 242 322 00 70 , info@hiperox.com
|
|
|
|
|